SU DEPOSU TAMİRİ ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİLDİR?

Su Deposu Tamiri&Su Deposu Teknik Servisi&Modüler Su Deposu Tamir Servisi

SU DEPOSU TAMİRİ ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİLDİR?

16 Ağustos 2020 Genel 1
su deposu tamir servisi ve montaj hizmetleri,su deposu tamiri ankara

Su deposu tamiri çocuk oyuncağı değildir.

Yanılmıyorsam 2019 yılının Nisan ayı içerisinde, bir müşterimden; Su deposunun akıtmaya başladığını söylediği ve su deposu tamiri için talepte bulunduğu bir telefon aldım. Kendisine ön keşif yapmak için bir iki gün içerisinde geleceğimi söyledim. Dediğim gibi telefonundan iki gün sonra deponun bulunduğu yere geldim. Yapmış olduğum keşifte depo tabanından su aktığını, depo taban contalarının ve civataların tamamen değiştirilmesi gerektiğini gördüm. Ayrıca depo içi gergi sisteminin tamamen elden çıktığını ve tüm gergilerin ve civataların değişmesi gerekiyordu. Yaklaşık 1000 tl malzeme masrafı ile 700 tl işçilik olmak üzere toplam 1700 tl masraf olduğunu müşterime bildirerek teklifimi verdim. Ne yapılması gerektiğini de detayları ile anlattım.

Ancak değerli müşterimiz bizim talep ettiğimiz, içerisinde şehirler arası yol masraflarının da olduğu 700 tl işçilik ücretini bize çok gördü. Bize teklif ettiği fiyata iş yapmamızın mümkün olmadığını anlatamadık yada anlamak istemedi. Ayrıca talep ettiğimiz 100 tl servis ve keşif ücretini de alamadık. Tabii konu kapandı. Taki bundan 10 gün öncesine kadar.

Evet! Arayan bir yıl önce modüler su deposu tamiri için arayan aynı müşterimdi. Kendisi aynı deponun daha büyük bir arıza verdiğini anlatmaya çalışıyordu. Benden deposunu tamir etmemi ne gerekiyorsa vereceğini söyledi. Ben yine kendisinden hiçbir ön talepte bulunmadan deponun bulunduğu yere gittim.

Değerli müşterimiz geçen yıl benim verdiğim bilgiler ışığında depo tabanın daki tüm civataları kendi imkanları veya birileri aracılığıyla değiştirmiş. Fakat depo içinde bulunan ve parçalanmak üzere olan gergi sistemine dokunmamışlar. Ayrıca krom çelik depoya taban civata olarak demir malzemeden yapılmış civatalar kullanmışlar.

SONUÇ ELBETTE FACİA!!!

Çelik depoya takılan demir civatalar aşırı korozyona uğrayarak taban sacının birçok bölgesini çürütmüş. Gergi sistemi kopmuş ve kopmasıyla birlikte dışa doğru oluşan basınç nedeniyle 4 panelde yırtılma meydana gelmiş. Korozyon nedeniyle bütün contaların değişmesi gerekiyor. Gergi sisteminin tamamen değişmesi gerekiyor.

Yazının başlığında da söylediğim gibi modüler su deposu tamiri çocuk oyuncağı değildir.

Lakin millet olarak nedense tamir için harcanan parayı “fuzuli” para olarak görürüz ve herşeyi kendim tamir ederim havasına gireriz. Aslında bu iyi birşeydir ancak hiçbir fikriniz olmayan bir konuda tamir işine girerseniz maalesef bu olayda olduğu gibi çuvallarsınız. Neden çuvallarsınız diyorum. Çünkü deponun tamiri için verdiğim teklif ilk teklifimin tam 4 katı. Yani 6500 tl civarında bir teklif vermek durumunda kaldım. Çünkü depo taban saclarının tamamen değişmesi gerekiyor.

Deponun tüm contalarının ve civatalarının değişmesi gerekecek. Çünkü taban saclarını değiştirebilmek için deponun tamamen demonte edilip yeniden montajlanması gerekiyor. Maalesef sökülen bir civatanın tekrar kullanılma ihtimali çok zayıf. Sökülen beşbin civatadan ancak 150-200 civarında kullanılabilir civata çıkar buda genel maliyet içerisinde pek bir anlam ifade etmez. Ayrıca bizim teklifimizi kabul etmeyerek kendisi başka bir firmaya 1000 tl ye depoyu söz de yaptırmış. Onuda eklediğimizde yeni maliyet 7500 tl oluyor.

Modüler su depoları görünüm itibariyle basit görünümlü, panellerden oluşur. Panellerin arasına konulan contalar civatalarla sıkıştırılarak montajının yapılır. Bu nedenle montajı basit gibi görünen depolama sistemleridir. Depoya ilk bakan kişi eline bir 17-18 anahtar alarak depoyu tamir edebileceğini düşünür ancak işin iç yüzü öyle değildir. Modüler su depolarının tamiri sıfır depoyu monte etmekten daha zordur. Su deposu tamiri bilgi birikimi ve tecrübe gerektirir. Yapılan işlem müşterinin gözüne çok basit görünebilir. Ancak o basit gibi görünen işin altında yılların tecrübesi ve helal lokma uğrunda harcanmış eşsiz bir hayat mücadelesi yatar.

Hemen bu noktada sizlere şu hikayeyi anlatarak yazımı sonlardırmak istiyorum.

“Birgün bir geminin motoru arızalanır. Geminin kaptanı acilen yetiştirilmesi gereken mallar ve liman masrafları nedeniyle biran önce gerekli tamiratı yaptırıp limandan ayrılmak istemektedir. Birkaç motor ustası getirilir ancak hepsi aynı şeyi söylemektedir. Motor inecek, şaftlar değişecek, kranklar yenilenecek vs.vs. Bunun için gereken sürede en az 15 gündür.

Ancak kaptanın bu kadar zamanı yoktur. Ayrıca motor yenidir ve bu kadar kapsamlı bir tamire ihtiyaç olmadığından emindir. Gelen motor ustalarının yeterince iyi olmadıkları veya işi yokuşa sürdükleri kanaatine varırlar ve iyi bir gemi motor ustası araştırmaya başlarlar. Bu esnada tayfalardan biri daha önceden tanıdığı ancak emekli olmuş bir motor ustasından bahseder. Araştırırlar. Artık çalışmadığını ancak yılda bir veya iki iş yaptığını öğrenirler. Kaptan limanda kaldığı her gün başına 2000 dolar kaybetmektedir ve şimdiden 4000 dolar zarardadır.

Hemen yaşlı ustanın yanına giderler ve kendisinden rica ederek gemiye getirirler. Usta gelir, motoru tam 1 saat boyunca hiç konuşmadan inceler. Orasını açar, burasına bakar. Bu esnada kaptan dahil tüm gemi mürettebatı hayranlıkla izleyerek ustanın bu hareketlerine bir anlam vermeye çalışırlar. Sonunda usta kaptana dönerek “bana 6-7 kilo ağırlığında bir çekiç verin” der. Kaptan içinden söylene söylene çekicin getirilmesini ister. Çekiç gelir. Usta eline aldığı çekiçle motorun bir bölgesine sert bir şekilde üç defa vurur ve Start düğmesine basar.

Düğmeye basılması ile birlikte motorun çalışması da bir olur. Kaptan sevinçten çılgına dönmüştür. Hemen mürettebata emirler yağdırıp yola çıkış hazırlıklarını başlatır. Sonra parlayan gözleriyle ustaya döner. “Ustam çok teşekkkür ederim, beni büyük bir dertten kurtardın. Borcumuz ne kadar? diye sorar. Ancak aldığı cevap yüzündeki tüm sevinç duygularını alır götürür. Usta 6070 dolar istemiştir. Sen ne diyorsun usta! Hadi 70 doları anladık. Bir saat emek harcadın, geldin gittin ama bir çekiç vurdun diye 6000 dolar da istenmez ki diyerek sitem eder.

Lakin ustanın cevabı hazırdır.

Evladım der. Evvela sana bu motorun yapımı için en az süre isteyen tamirci 15 gün istedi. Bu on günün sonunda da motorun çalışacağının garantisi olmayabilir. Eğer sen 15 üün daha bu limanda kalsan, ödeyeceğin para 30000 doları geçecekti.

İkinci hususa gelince. Evet bir saatlik emek ve bir çekiç darbesi için 70 dolar yeterli hatta fazla bile. Ama sen geri kalan 6000 tl yi başka birşey için ödeyeceksin der. Kaptan iyice meraklanmıştır.

Usta şöyle devam eder.

Evet ben bir çekiç darbesi ile bu motoru çalıştırdım. Ancak o çekiç darbesini motorun neresine vuracağımı öğrenmek için 50 yılımı harcadım. Ömrüm bu motorların arasında yağ, kir, pas içinde geçti. Şimdi yılda en fazla iki defa böyle işler denk geliyor ve bir yıllık ihtiyacımı bu şekilde karşılıyorum der. Kaptan ustaya elbette hak verir. Hatta fayda maliyet analizi yaparak ustaya 6070 dolar değil 10000 dolar para öder.

Bu bir hikaye ancak bizim olayımızda bundan farklı değil. Eğer müşterimiz bir yıl önce 1700 tl ödeyerek bu tamiratı bize yaptırsaydı şimdi 6500 tl ödemek zorunda kalmayacaktı. İnsanın kendi işini kendisinin yapması elbette güzeldir ancak tecrübe, emek ve ustalık yabana atılmaması gereken hususlardır. Herkes bildiği işi yapsın. Kalın Sağlıcakla!!!

 

Bir cevap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir